Kişisel blog: 2002'den bu yana kültürel koruma, Internet hukuku ve "hayata" dair saptamalar, paylaşımlar...
30 Eyl 2011
28 Eyl 2011
I Married A Shaman - And Other Interesting Stories: The Armada Terrace, Istanbul
I Married A Shaman - And Other Interesting Stories: The Armada Terrace, Istanbul: A story about a grand view, a call to prayer and an unbelievably romantic dinner... We arrived at the Armada Hotel in Istanbul well into ...
24 Eyl 2011
ŞEHİR SIRLARINDAN!
Dimonah ve Mehmet İksel, 1988'de Jaipur'da tanışıp hem birbirlerine, hem de Doğu'nun el işlerine aşık olmuşlar...
Juan-Pablo Molyneux, Catroux, Alberto Pinto ve Jacques Garcia gibi dünya çapındaki dekoratörler onlar olmadan hiçbir proje bitirmiyorlarmış...
Read More:www.dailysecret.com
Welcome to Iksel.com19 Ağu 2011
13 Ağu 2011
9 Ağu 2011
7 Ağu 2011
DOĞANIN BİR ÜRETİM ARACI DEĞİL, HAK ÖZNESİ OLDUĞUNU GÖREN BİR ANAYASADAN BAŞLAYARAK…
Av. Avniye Tansuğ
Pembe Domates Ağı
Yoğun kentleşme içinde sağlıklı beslenme mümkün mü? Hem hayır hem evet! Emektar Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi, bundan 63 yıl önce “gıdaya erişim hakkı”nın bir temel insan hakkı olduğunu duyurduğunda, kirlenmiş toprak, su ve hava, genetiği değiştirilmiş tohumlarla yapılan endüstriyel tarım ve hayvancılık, GDO’lu gıdalar gibi sorunlar yoktu. Amaç, ekonomik çöküntü yaşayan dünyada açlığa çare bulmaktı. İşte doğayı bir üretim aracı, bir “kaynak” olarak kullanan ve klasik paradigmalarla “sürdürülen” endüstriyel üretim ve dağıtım sistemi bu gerekçeyle dünyayı bugün tanık olduğumuz büyük çevresel çöküntüye taşıdı, “açlık” ise sürüyor. Öte yandan sağlıksız beslenmeden temellenen, metabolik sendrom; obezite ve kanser ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Onlar da tıp ve ilaç endüstrisinin rantiyeci bölümünü besliyorlar. Bu düzen, “sürdürülebilir kalkınma”, “yönetişim”, “sürdürülebilir kent”, “kentsel dönüşüm”, “organik”, “iyi” gibi çok yüzlü kavramlarla “sürdürülüyor”.
Oysa geçen 63 yıl içinde daha pek çok uluslar arası sözleşme, iç hukukta da anayasal ve yasal düzenleme yapıldı. Şimdi gıdaya erişim hakkı sağlıklı gıda güvencesi ve bilgiye erişim başta olmak üzere bağlantılı olduğu diğer yeni haklarla iç içe. Bu tablo içinde endüstri-yoğun kentlerde sağlıklı beslenme ancak bedeli yüksek doğal besin maddelerine erişebilmekle mümkün. Öte yandan “organik” etiketli ürünler artıyor. Yakın gelecekte rafların onların endüstriyel olanlarıya dolacağını söylemek kehanet olmaz. Çünkü doğal ve yerel tohumların genetiği üzerinde türlü çalışmalar yapılırken (ki içinde bulunduğum “Pembe Domates Ağı”nda bunu yaptırmamak için çok mücadele verdik) bir taraftan da hibrit tohumlarla besin değeri düşük “organik” ya da “hiç yoktan iyi” türü üretim başlamış durumda. Çoğunluk kentli ise ucuz, sağlıksız, lezzetsiz, fabrikasyon gıda maddeleri ile yetinmek zorunda. Okul kantinlerinde satışına izin verilenlerin içinde hâlâ GDO’lu gıdalar var. Bireysel olarak da herkesin yapabileceği şeyler var, bunun için Permakültür Türkiye, Fikir Sahibi Damaklar, Lüfer Koruma Timi, Toprak Ana, Başka Bir Gıda Mümkün gibi halkın doğru bilgilenmesine önderlik eden oluşumların seslerine de mutlaka kulak verilmeli.
Bu duruma yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde mi gelindi? Yoksa yasalara gayet uygun fakat yaşam etiğine ve doğaya ihanet edilerek mi? Esasen köklü bir değerler dizisi değişimi ile ülke çıkarlarına dönük çevre, tarım, tohum politikalarının yeniden ve çok disiplinli biçimde belirlenmesi gerekli. En başta anayasada doğayı bir hak öznesi olarak ele almalı. Yürürlükteki düzenlemelere bakıldığında öncelikle 4982 s. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda bilginin kapsamı tüm yönetim işlemlerini kapsayacak ve GDO’lu, nişasta bazlı şekerli ve diğer sağlığa zararlı ürünler konusunda bilgi edinilmesine de engel olan ticari “sır” kavramını daraltacak biçimde değişiklik yapılmalı. 5553 s. Tohumculuk Kanunu ile yerel tohumlara ve küçük çiftçiye getirilen engel kaldırılmalı. 5977 s. Biyogüvenlik Kanunu GDO’lu ürün ithalatını tümden yasaklayacak, kültürel ve doğal sitleri gerçekten koruyacak bir düzenleme haline getirilmeli. HES’lere, nükleer santrallarla göz göre göre geçit verilmemeli…
Unutulmamalı ki, en büyük yaptırım, doğa kanunlarının yaptırımıdır…
[Güncel Hukuk Dergisi, Ağustos 2011, "Yaşanabilir Bir Çevre" dosyası için...]
Etiketler:
Açlık,
Anayasa,
Bilgi Çağının Hukuku,
çevre,
değer yargıları,
Doğa,
Etik yaşam,
GDO,
Hukuk,
kent tarımı,
Pembe Domates Ağı
4 Ağu 2011
3 Ağu 2011
"BİR GÖLGENİN ARDINDAN"...
"Bir Gölgenin Ardından" aslında Prof. Dr. Ahmet Erözenci'nin kitaplarından birinin adı. Ama Radyo Cazkolik'te yapmaya başladığı kavramsal müzik programına da bu başlığı vermişti...
Sayın Erözenci, Nisan 2011'de Açık Radyo'da "Bilgi Çağının Hukuku" programında iki kez benim konuğum oldu. Kendisi ile tıbbi bilginin felsefesi, bilgiye erişim, bilgi hırsızlığı, tıp ve sanat konuları etrafında söyleşi yapmıştık...
Sonra da geçen hafta ben ona konuk oldum Cazkolik'te.
Konu "Paylaşım" idi.
Müthiş muhalif ve "konuşkan"! bir günüme rastladı galiba bu söyleşi..
Merak eden olursa bu yayına "buradan" erişiliyor!
Sayın Erözenci, Nisan 2011'de Açık Radyo'da "Bilgi Çağının Hukuku" programında iki kez benim konuğum oldu. Kendisi ile tıbbi bilginin felsefesi, bilgiye erişim, bilgi hırsızlığı, tıp ve sanat konuları etrafında söyleşi yapmıştık...
Sonra da geçen hafta ben ona konuk oldum Cazkolik'te.
Konu "Paylaşım" idi.
Müthiş muhalif ve "konuşkan"! bir günüme rastladı galiba bu söyleşi..
Merak eden olursa bu yayına "buradan" erişiliyor!
Etiketler:
Ahmet Erözenci,
Avniye Tansug,
Bir Gölgenin Ardından,
Doğa,
Paylaşmak,
Pembe Domates Ağı,
Radyo Cazkolik
29 Tem 2011
26 Tem 2011
14 Tem 2011
12 Haz 2011
DIARY of MU !
Bunu bu sabah bizim Feride Tansuğ'un FaceBook sayfasında farkettim:
Diary of Mu | WEEKLY EXCLUSIVE DIARIES OF GENEROUS INDEPENDENTS
Blog ve micro-blog aracılığıyla iletişimin yenice bir biçimi; "video-günlük"... Diary of MU!
Weekly exclusive diaries of generous independents.Diary of Mu is about incomplete controversial stories of the inner-urban people. Do you dare enough to complete the incomplete?
Bir örnek: Roisin Murphy'nin Istanbul'dan geçtiği kayıt...
Diary of Mu | WEEKLY EXCLUSIVE DIARIES OF GENEROUS INDEPENDENTS
Blog ve micro-blog aracılığıyla iletişimin yenice bir biçimi; "video-günlük"... Diary of MU!
Weekly exclusive diaries of generous independents.Diary of Mu is about incomplete controversial stories of the inner-urban people. Do you dare enough to complete the incomplete?
Bir örnek: Roisin Murphy'nin Istanbul'dan geçtiği kayıt...
Etiketler:
Diary of MU,
micro-blog,
Sosyal Medya,
sosyal paylaşım
6 Haz 2011
16 May 2011
15 MAYIS AKŞAMI ERKMEN'İN TÜNEL'DEKİ HEYKELİ
15 Mayıs 2011 akşamı... Tünel Meydanı... Ayşe Erkmen'in "Tünel'e Heykel" adını verdiği ve yakın geçmişte türlü tahribata maruz kalan ferforje dikilitaş, bu kez onbinlerin katıldığı "Internet'ime Dokunma" yürüyüşünün pankart ve mesajlarına çok anlamlı bir ev sahipliği yapıyor...
Etiketler:
Ayşe Erkmen,
heykel,
Internet'ime Dokunma,
sansür,
Tünel
Internet'ime Dokunma Yürüyüşü Dünya Basınında!
Dünya "Yes We Ban"ı konuşuyor!
Hürriyet haberi...
Hürriyet haberi...
4 May 2011
ARTIK HERKES KENDİ BLOGUNU YAZACAK!
Bugün Mehmet kendi kişisel blogunu yayına soktu!
Turizm ve otel işletmeciliği hakkındaki düşüncelerini, gözlemlerini, yazılarını ve saptamalarını orada paylaşacak!
Turizm ve otel işletmeciliği hakkındaki düşüncelerini, gözlemlerini, yazılarını ve saptamalarını orada paylaşacak!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



